31.Gün “Zoom”

Günaydın,

Zoom, evet benim hayatıma …… günleriyle giren “zoom” Bir süre ücretsiz kullnıyorsunuz, sonra bunu iş olarak kullanmaya başlayınca ikide bir yaşanan kesintiler rahatsız etmeye başlıyor. Tabii ki ücret öderseniz uzun süre kullanabiliyorsunuz. Hani artık bu gibi şeylerden huzursuz olmayacak, olduğu gibi kabul edip yoluma gidecektim ya. Olmadı şeytan dürttü bir kere. Bir ay için satın alayım dedim. Aldım. Hiç değilse derslerimizi kesintisiz yaparız diye. Ama gel gör ki kesinti devam. Yazdık, yazıştık sonuç alamadık. Kabahati kimde arayacağız… Neyse efendim kabahat bendeymiş. İlk kaydolduğum mailden değil de Zooma ödeme yaparken kullandığım mail adresiyle girersem o zaman sıkıntı olmuyormuş. İki haftamın gittiğine mi yanayım bunu anlayabilmek için kızları ve de onların da dostlarını devreye sokmam gerektiğine mi… Teknolojiyi kullan kurallarını bilme! Olacak iş değil. Neyse sonunda kesintisiz bir ders olduğu için mutluyum.

Bu arada o kadar özlemişiz ki dostları canlı canlı görmeyi; her hangi bir şey için bahçe kapısını çalanı bahçeye buyur ediyoruz. Mesafe korumak şartıyla açık alanda buluşmalar başlayacak gibi. Bunu da bahçemize ve iyice ısınan havaya borçluyuz.

Hoş kalınız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Evde 18. gün

Urla Kuşçular’dan bol güneşli günaydınlar…

Nisan ayı bizim gibi bahçeleri olanların fideleme ve hatta yöreye göre fideleri toprakla buluşturma zamanı. Her yıl bu dönem tohumlarımı uçan dostlardan en çok da Kuşçular’ın rüzgarından korumak için büyük çaba sarf ederim. Ancak bu yıl tam düşündüğüm gibi bir fideleme sistemine kavuştum. Buraya yerleşeli beri balkonlarımızın birini kış bahçesi haline getirme arzumuz nihayet gerçekleşti.(Sağ olsun kardeşimin eşinin marangozluk hobisi sayesinde)  Üç hafta önce saksılara yerleştirdiğim tohumların durumunu görüyorsunuz. Bunlar sadece bir kısmı. Şu boy atmış olanlar sakız kabağı fidesi. İlk tohumlarını buraya yerleştiğimiz yıl sevgili Şadan Güvenir ( Sevgi Ana Çiftliği) vermiş ve bana kabak tohumlarını çoğaltmamı tembihlemişti. Onun kadar başarılı olamadım belki ama bir miktar kabak elde edebildik. Her yıl yeni bir şey öğreniyoruz. Çok sık ekim yapmıştım bugüne kadar ve sonunda bitkiler birbirini boğar olmuştu. Bu yıl ekeceğimiz bahçe kısmını  genişleteceğiz ve az da olsa daha sağlıklı ürün almaya çalışacağız.  Kendi yazlık ürünümüzün tümünü karşılamamız mümkün değil. İşte orada imdadımıza temiz gıda toplulukları yetişiyor. Yereldeki  üreticileri destekliyor, onların ürünlerini satın alıyoruz. Dün sözünü ettiğim BİTOT ( batı İzmir topluluk destekli tarım) burada devreye giriyor işte.

Evet, evde 18. günde benim yüzümü boy atmış fidelerim güldürdü. 18.günde  zoom yapmaya bir gün için ara verdik. Okumaya ve yazmaya daha fazla zaman ayırabildim.

Bakalım 19. gün nelere gebe…

19. gün Nisan 1. Şaka yapma günü.Şimdi biri çıksa da son 2 ay hiç  yaşanmadı, bunların hepsi şakaydı dese…