28.Gün Burcu geldi

Günaydınlar,

Evet, Burcu yarın geleceğim demişti ve geldi. Barbaros Köyü’ nde küçük ama sevimli bir köy evinde yaşıyor küçük😜😘 kızımız. Büyüğümüz İstanbul’ da. Kocası da kendi de evden çalışanlar arasında. Kopup gelemediler buralara. Kısmet bir gün o da olur elbet. Barbaros Köyü bize arabayla sadece yirmi dakika mesafede. Bizim arabamızda bu dönem için Burcu’ya emanet. Urla’ya gidip gelse de ara sıra bize gelip içeri gir/emiyor. Şu virüsün taşıyıcısı olma endişesi bizi bile birbirimizden ayırdı da şehirlerde burun buruna gezinmekten, duyumlara göre kalabalık ortamlarda eğlence düzenlemekten vaz geçememiş yurdum insanı. Konu çok derin, yazanı da işi mizaha dökeni de bol. Bize susmak düşsün daha bir süre. Kızım geldi ya. Ondan söz edeyim ben. Bir gün önce, anneciğim senin poğaçanı özledim, biraz da chester mi böyle bir şeyler yapsan; ama sadece bana ait olsa yaptıkların az bişey olmasın, demişti. Sipariş olunca kollar sıvandı tabii. Geçtiğimiz cumartesi doğum günümde gelmeyi planlamıştı ama sürpriz😂🤣yasak yüzünden gelememişti. Benim için hazırladığı hediyeyi getirmek için heyecanlıydı oysa.İçeriye gel/emeyeceği için bahçeye oturma alanı hazırladık. Mesafe koruyarak.Burcu geldi; elinde evden getirdiği tabak, çatal ve bardağı. Abartmıştı biraz.Bulaşığını bize bırakmayacak eşyalarını ellemeyecekmişiz.Ah! Ah! Ne günlere kaldık. Bana hazırladığı suluboya resim ve yazdıkları( çok iyi yazar çizerdir… ınstagramda aliyeburcuertunç)şimdilik bende kalsın. Her gün görebileceğim yerde yerlerini aldılar. Yemek, içmek derken güneş boynunu bükerkeb biz de hüzünle uğurladık kızımızı evine. Bir süre sonra kalmaya da gelecek inşallah.

Kızımın heyecanından sabah etkinliğimizden söz etmeyi unutuyordum neredeyse. On line yoga yaptık sevgili Handan Erdem Gönül ile. Tam iki saat sohbet ve yoga. Bu da olur mu demeyin oluyor işte. Hamlamışım, her yanım tutuk bugün.

Sevgiyle kalınız.

 

24.Gün

Günümüz aydın olsun dostlarım.

Dostlarım, arkadaşlarım, atölye katılımcılarım ile en son 11 Mart Çarşamba günü Kitap ile Sohbet Urla toplantımızda bir araya gelmiştik. Martı Kitap Kulübü kurucusu Yasemin Sungur’un da konuğumuz olacağını duyan herkes bizim bodruma doluşmuşlardı. Saymadım ama masa başına sığamamış sandalye koltuk ne varsa oturmuştuk. Dip dibe hatta. İşte o akşam ilan edildi ülkemizdeki ilk vak’a ve ardından  yasaklar yavaş yavaş gelmeye başladı. O günden sonra herkes biraz tedirgin olmuş, keşke bilseydik de sosyal mesafeyi korusaydık demiş olabilir. Çok şükür, evet çok şükür ki bildiğimiz kadar o gün gelenlerin hepsi sağlıklı. Bir gün öncesinde de Karantina Adası gezimiz vardı ve yirmi kişinin üzerinde bir araya gelip saatler geçirmiştik.  Uzunca bir süre için “hoşça kalın” demişiz meğer. Bu günlerin hızlıca akıp geçmesini dileyelim birlikte.

Dündeyim şimdi; Bu kez yazı gurubuyla evde buluştuk. Telaşa gerek yok tabii zoom. Kuşçular59 arkadaşlarımla yazdık, paylaştık, sohbet ettik. Derken bir fotoğraf takıldı gözüme telefonumdan; biz atölyelerimizde fotoğraf üzerine de yazarız efendim. Fotoğraf bir bebeğe aitti.Onu arkadaşlarıma gönderdim ve haydi yazalım bu bebek bize ne diyor dedim. Yazdık. Sonra sordular bu bebek kimin bebeği,nasıl geldi karşımıza? Hikayesi uzundu, pek anlatamadım. Ama Burcu kızım anlatmış meğer; dünkü çalışmamızdan habersizce, sızmış beynimin içlerine, okumuş ne varsa… O yazıya ulaşmak isterseniz Burcu Ertunç https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=10163187335065175&id=580910174?sfnsn=scwspmo&extid=IF7uEsTTBKLghKXp  ve (instgr  aliyeburcuertunç)

Dünden bugüne geçtiğimde gözyaşlarım duramadı. Özlemi doldurdu içimi kızlarımın, Gülsüm’ün Toplu ailesinin ve de sevgili Cengiz Tünay eliyle ailemize katılan bir diğer kızımız Çiğdem’in. ( Onun hikayesi de bir başka güne)

Ruhum bırak yeter bugünlük diyor. Başka yazacak ne var ki, diziler, yemekler, meditasyona ısınmalar vs  vs…..

Sağlıkla sevgiyle kalınız.